30/10/2006
2-3 ay sonra yine 4 duvarımızın içindeyiz:))) İyiki varsın Bilka
Kategori: tatil
Palu'da öylesine 4 duvar arasında kalmışım, öylesine sıcaktan bunalmışım ki; yola çıkarken yanıma almam gerekenleri alıp detaya inmeden evden Bilkan Bey ile çıktım. Uzun yolculuk, otobüs tekerinin patlaması ile daha da uzasa da vuslatı düşünerek gülümsedim olumsuzluklara... Gittiğimizde dayım ve ailesi orada idiler. onca zaman sonrasında yeniden karşılaşmak hasret gidermek, büyüyen nesle tanık olmak çok güzel. Çağrı da Çağla da birer abi-abla oldular artık. Onların neslinin sonuncusu Çağla idi. Yeni nesil Bilkan ile başladı. :) Onların yolcu edilmesi sonrası Ankara'ya yola koyulduk.
Bu fotoğrafın çekildiği gün (8Eylül2006) Ankarada idik. Kardeşimin töreninde Bilkan Bey maşallah tüm basın ekiplerinin dikkatini çekmeyi başarmıştı. Tam dayısının kütüğe çivi çaktığı ânı çekmeye hazırlanırken huysuzlanarak "illa adım atmak istiyorum" tarzında hareketlerini, mecburen; boş olan koltuklarda adım attırarak bastırdık. Adım atarken ki hem mutlu hem sabırsızca atakları, çevredekilerin dikkatini çekti. Tabi kameramanlar o dakikaları kaçırmadılar:) Hepimizde çok mutlu idik çünkü kardeşim sonunda yıllardır hedeflediği kademeye gelmişti. hemde birincilikle bitirerek. yolların hep açık olsun kardeşim. Bizi her zaman gururlandırdın, umarım her günün önceki gününden daha pozitif gelişmelerle gündemini doldurur. Başarı yakanı bırakmasın...
Ankara sonrasında memlekete geri geldik. Evde Zekoşta anneannemlerde geçirdiğimiz birkaç gün sonrasında Bilkan için gözaydın misafirlerimiz gelmeye başladılar. Ardından da ramazan geldi. Hoşgeldi:) Ailemle böylesine günleri yeniden yaşamak çok güzeldi. Hele ki onların ilk torun sevgisine tanık olmak.. ben bilkan'ın mızmızlanmasına çıldırasıya sinirlenirken, babam nasıl oluyor da saatlerce onun yüzüne gülümseyebiliyordu hayret ediyordum. annem ise onu severken öyle çoşkun ses tonları çıkarıyor ki! :))) Zekoş; bize ve diğerlerine yaptığı gibi, Bilkan'ı da markete götürüp, isteklerinden oluşan aburcubur sepetini dolduracağı günü iple çekmekte. Anneannem büyükbabam ayrı bir şevkle seviyorlar. Onları böylesine mutlu görmek... iyi ki varlar...
Bizim sülalenin yoğunluğu bitmez. Maddiyatla ölçülemez değerleri tabi ki ancak düğünümüzde de gözaydınında da dolu dolu geldiler yine. Gelen altınlarla Bilkan'dan hatıra olsun diye koluma düğün haricinde taktığım bileziğim ve gelen nakitlerle Bilkan'ın ihtiyaçlarını karşılamamız ve tabi kıyafet almamıza gerek kalmayışı, o yoğun akrabalık bağları sayesinde gerçekleşti. aslında o gelenler aileme gelmiş sayılır ama nankörlük edercesine hep kendime kullandım desem yeri. Sonuçta annem getirenlere yine götürecek gelen kadar. Artı onların bıraktığı izlenimin eseri olarak geldi getirilenler. Hakları asla ödenmez. Sağolsunlar...
Geçirdiğimiz onca gün çok rahattık. Bilkan beni yormuyordu. çünkü bakıcısı fazla idi. ilgilenen de olunca Bilkan'ın keyfine diyecek yoktu. tabi sayılı gün çabuk bitti. Babası geldi. bir kaç gün sonrasında onun memleketi olan Antalyaya gitmemiz gündeme geldi. ve yola koyulduk.
09.10.2006- Antalya’da köydeyiz ve geldiğimiz 3 günden bu yana şiddetli ağlama nöbetlerine giriyor. Bugün ise akşam yemeğinde elektrik kesikti karanlık korkusu da eklenince hiç susmadan çığlık çığlığa ağladı yavrucak. Sonra bitkin düştü eridi, tabi bende… tansiyonum düşmüş, ayaklarım tutmuyor. Sabah ise benim yanımda uyuyan çocuğu kucaklarına alıp diğer odaya götürdüler. Ne olduğuna anlam veremeden, çocuk ağlamaya başladı orada. Yinede getirmediler. Eşime baktım, kafasını diğer tarafa çevirdi. Duyarsız ailenin duyarsız evladı. Çığlıklarına dayanamıyordum. İçim eridi resmen duymamak için yastığı kafama geçirdiğimde nihayet babalığını hatırladı çocuğu aldı getirdi. Gelir gelmez sakinleşip uykuya daldı minik. Peki ben annelik duyguları ile aktardım diyelim. Dışardan bakan birisi şu farkı mutlak görür. Anneannesiyle iken Bilkan, azıcık tatsızlaşsa bile, “al annesi seni istiyor galiba” diye getiriyor, babaanne ise uyuyan çocuğu alıp, ağlasa da annesine getirmiyor. Bu fark gözden kaçacak gibi değil ki… birde eşim kaldırıp bana “sanki yiyorlar” tarzında çıkışlar yapıyor ya, her seferinde ‘ona güveni kalmayan, beynime kurşun sıkıyor…
Ben bunları anlatsam birilerine; “sen ne dedin” der galiba. Sessizlikle karşılık verdim. Çünkü o cümleleri duymak o an başkasını bilmem ama beni şoka sokuyor. Hayretler içerisinde kalıyorum. Cümle kurmak aklıma bile gelemiyor. Acaba bunlar sabrımı mı deniyorlar? Her ne ise…
Bunlar bizim kapasitemizi aşar. Anlamamız imkansız olan kişiler. Hiç yormamak gerek… Allah’a yakın, bana, bize, hatta tüm sağlıklı insanlara uzak olsunlar.
Kendimi kötü hissettim ama maalesef içime attıkça daha da feci oluyorum... Neyse sonra bayramı da orada yaptıktan sonra yola koyulduk. 19 saatlik yorucu otobüs yolculuğu sonrası eve geldiğimizde buz gibi kirlenmiş bir evle karşılaştık. Uyku, temizlik sonrası biraz düzene girdik derken pc yi bir açtık ki, 4 virüs mevcut. 3 adetini imha ettim ama birisi halen duruyor. Ama onla anlaştık o benim canımı sıkmayacak :) İnternetteki arkadaşlar, tv, Bilkan sayesinde günler yine de monotonlaşmadan hızla akıp gidiyor. Bilkancım sen sağlıklı ol, günler zevkle geçsin... canım oğlum
Yorum yaz!
:: Arkadaşına Gönder!
Yazan: isimsiz | Konu: bilkanın ismi? | Tarih: 2008-03-02 03:44:42
bu ismi nasıl buldunuz benim ismim de bilkan ilk defa bir adaşımla tanıştım çok mutluyum.
Bilkan MUTLU İST/SEFAKÖY
Bağlantı:: ::
Yazan: yaspek | Konu: selam | Tarih: 2006-11-11 20:28:14
merhaba nur
bizde senin gibi dört duvar arasında günlerimizi geciriyoruz.hemen hemen aynı dönemleri huzurla ve sabırla atlatmak dileği ile öptüm
bu arada http://www.cocuksevgisi.com/ bu linki tıklarsan,bebek ve cocuk hakkında her konuda yardım alabilirsin,ben üyeyim ve bir sürü dostlar edindik,bizim gibi 3-4 aylık bebişler var,üye olursan ordanda dertleşiriz,inan fazlasıyla bazen kendimi evde yanlız hissediyorum.bizde memleketteydik,eskisehirde orda ailelerimiz burda yani istanbulda pek tanıdığımız yok,neyse ben daldan dala atladım,görüşürüz by
Bağlantı:: ::
