28/2/2006

aaaah ah:((

Kategori: selam

Her gün güzel geçmez, bazen hüzün çöküyor. Biriken her olay bir gün patlak verir derler ya o misal:

Bugün eve okeyden erken döndü. Tv de maç olduğu için herkes evine çekilmiş olsa gerek!...  Maç izlerken, kardeşim aradı. Ne yapıyorsun dedi, dedim ki maç izliyoruz . . “aa eniştem evde mi? Bende onu okeyde rahatsız etmemek için aramamıştım, biliyorsan diye sana sorayım demiştim” dedi..

Neyse ona soracağı bir konu varmış sordu kapadı. Kapadı ama ben öyle içlendim ki kelimelere dökmem imkansız.. Her arayana (arkadaşlar, onun ve benim ailemden herkese) dışarıda,  maçta,  arkadaşları ile çıktı, okey de, demekten yoruldum. Kardeşim ise evde oluşuna böylesine şaşırdı.. Annem her aradığında yok dediğimde ses çıkarmasa da birgün kendini tutamayıp:  “ her akşam mı  gidiyor” dediğinde, “yok anne size denk geliyo, maç çok burada, büyükler çağırınca gitmek zorunda kalıyor” diyerek onların üzülmesini engellemeye çalışarak kendimi ve onları avutuyorum. bugün taştım galiba ki ağladım. Durduramadım hemde… Normalde ona göstermeden ağlarım… ama bu kez o varken oluverdi.  Bir ara yerinden kalktı. Geldi baktı ve ağladığımı anladı…  “ne oldu” dedi. Diyemezdim ki  “geçen yıl da her gün  sabah 6 lara dek pencere önlerinde ağladım, ardından bebeğimiz düştü ve sonrasında yine yalnız mücadele ettim… İş, misafirler ve bitmeyen yalnız geceler… Her gece birilerine, çıkma sebebine bahaneler uydurdum. Bu sene de uyduruyorum ve bu artık zor geliyor,” diyemedim. Yada diyemezdim ki: “ben derdimi söylesem de çözüm mü üreteceksin? Yine arkanı dönüp gideceksin! Ben yine normal düzende bir aile olamadık diye boynumu büküp yalnız gün ve gecelerime devam edicem”… diyemezdim ve diyemedim…

Nihayetinde……

Konuşmak istemiyorum dedim. “Ne oldu?” diye iyice üzerime gelince “konuştukça daha çok ağlayıp çocuğa zarar vermekten korkuyorum o yüzden konuşmayalım” dedim. Ama bunlar gerçekti. Yani gerçekten de o durumda idim. Ve sağolsun maçını izlemeye devam etmek üzere kanepesine yöneldi. Bu dönemsel duygusallıklarımdan bir gece mi bilemem ama evlendikten 1 hafta sonra yaşamaya başladığım bu EŞsiz dakikalar bakalım daha ne kadar devam edicek?! Korkum o ki, ağlarken normal düzeyde ağlayamıyorum. Ellerim kilitleniyor, kendimi çok kasıyorum... Yani sinir krizi gibi bir olaydan korkuyorum…

yazarak rahatladığımı sonradan farkediyorum. mesela kime diyebilirim ki ; ben hamileliğimle yanlız başıma herkesten uzak mücadele verirken, eşim kendi hayatında renkli ortamlar oluşturarak eğleniyor! nasıl derim ki; msn de kendinden yaşça küçük bekar bayanlarla tanışıyor? arkadaş arama sitelerinde dolaşıyor.  ve kime nasıl anlatablirim ki; o tanıştıklarına kendisini bekar olarak tanıtıyor. sadece bu şekilde belli sınırlarda mı gidiyor yoksa boyutunu aşıyor mu? ben neden buna gereksinim hisettiğini anlamazken kime anlatabilirim?

20 yaşına geri dönmek istemesi, evliliğin aşkı öldürdüğünü dile getirmesi, bunun sadece kendisinde olduğunu kabul etmesi....

Onu sevmesem bu kadar sabırlı olabilir miydim? Sanmıyorum… ama bu yaşadığım acı günlerin rüya olduğunu düşünerek kendimi avutuyorum… umarım bu rüyanın bir uyanışı vardır…

 

SANA!!!

Kahvaltı sevmediğin için, sabah traş ve kıyafetini giyinip çıkıyorsun,

Öğle yemeği sonrası ya voleybol ya uyku ya da yemeğini dışarda yiyor ve ardından işe gidiyorsun,

Akşam yemeği sonrası üzerini değiştirip çıkıyorsun,

Son olarak gece eve geldiğinde maç yada programlarını izliyor ve uyuyorsun...

ve gün bitiyor...

hafta sonları ise pek bir fark olmuyor; kahvaltı sonrası yok oluyorsun...

PEKİİİ BU HAYATIN BEN NERESİNDEYİM?

daha ben senin hayatına girememişken bir de bebek geliyor?! endişeliyim...

Birkaç ay önce sana bu konuyu açtığımda şunu söylemiştin: "ben böyleyim, kabul ediyorsan..."

çok uğraşıyorum. seninde bir hayatın olduğunu ve evlendiğin için bundan vazgeçmek zorunda olmadığını düşünmeye çalışıyorum. ama bir gerçek var. evlilik iki kişinin hayatını paylaşması demek. ben senin hayatında ne kadar neyi paylaştığın kişiyim?

İŞTE ERKEK: Doğru düzgün insan yüzü görmeyen karısını, ilk bebişe hamile iken bile yanlızlığa mahkum ederek, hergün gerine gerine gezebilen tek evli erkeksin bence....

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!