14/7/2006

artık hamişlik randevuları bitti... Bilkan'ımız...

Kategori: bebek

hastaneden döndüğümüzden bu yana her gün farklı bir heyecan ve hergün farklı bir sorun ile gün geçirmekteyiz... çok farklı bir duygu anne baba olmak bu kesin ama çok güzel olduğu kadar zor...

pamukçuk, sarılık, bağırsak tembelliği, isilik derken gaz sancıları ile acılı ağlayışlarında içimiz parçalansa da, bir tebessümü herşeyi unutturup "günümüzü güzel geçirdik" dememize sebep oluveriyor.

doğduğu gün hastaneden eve gelene dek port bebe içerisinde ayaklarını direnircesine itişi, ilk haftanın sonunda anne deyişi, sinirli ağlamalarının arasında anneannesinin üzerinde adımlar atmaya ve ayakta durmaya başlaması, 2. haftasında kafasını tutmaya çalışması, 3. haftasında gülümsemesi, tam bir aylık olduğunda ise agu ınga benzeri sesler çıkarmaya başlaması, bizleri mutluluktan uçuruyor desem yalan olmaz. anneanne ve büyükbaba gelişiminin iyi ve hızlı oluşuna çok şaşırıyor ve gurur duyuyorlar. tabi nazar değecek endişemizde beraberinde büyüdüğü için, bu konular paylaşımsız kalmakta...

19. günümüzü doldurmak üzere iken, yani gece 23 e doğru Bilkan'ın çığlıkları içimizi dağladı. ne yaptı isek olmadı. bacaklarını kendine doğru çekiyor ve sadece karnını doyururken susuyordu. bu sonradan çok alışılmış bir durum oldu ancak o gün çığlıkları çok şiddetli idi. telaşlandık doğal olarak ve acile gittik. doktor ilk başta çocuktur ağlar tabi dedi. günde kaç kez bezini dolduruyor dedi. bir yada hiç dediğimizde durumu ciddiye alarak "doğduktan ne kadar sonra yapmıştı" diy sordu. ertesi gün dediğimizde daha bilinçli bir doktora sevk etti. Kovancılara gittik. doktorlar herzamanki gibi çok ilgili idi ve sonuca ulaştık. meğer minişimiz bağırsak tembeli imiş. bu ise gaz sancısı ile birleşip canını haddinden fazla yakıyormuş. bunun dışında gelişimi normalmiş. doğal içerikli gaz giderici ve fitil ile çözüm bulabileceğimizi, emmeme yada zayıflama olmadıkça endişeye gerk olmadığı öğrendik ve hemen uygulamaya koyulduk ve şükür şimdilerde daha iyiyiz. o iyi iken hepimiz iyi oluyoruz malumunuz...

gelelim çevrenin heyecanına. tam olarak yazıma aktaramayacağım kesin ama deneyeceğim. baba olmaktan çok evde onu ilgilendiren yegane unsuru oluştuğunu düşünen, onunla iken herşeyi unutan eşim, neredeyse ayakları yerden kesiliyor onla iken. anneanne olduğunu doyasıya hisseden ve yaşayan annem, onun gözlerine baktığında uykusuzluğu, tansiyon sorunları, baş ağrısını, bilkanın çiş lekelerini:) bir yana bırakıp kahkahalarla onu sevebiliyor hatta en sinir olduğu teninde hissettiği şerbetimsi yapışıklığa bile tebessümle yaklaşabiliyor. yüzünde gülücüklerle gezinen babam, büyükbaba olmanın verdiği gurur ile her dakika onu yaşıyor gibi. bizden önce "Bilkan nasıl?" diye onu soran kardeşim, daha görmeden dayılığı fazlasıyla hissediyor ve heyecanla onu ilk göreceği günü bekliyor. çocukların sevdiği sempatik sesleri çıkararak, içten sevgisini telefona yansıtan teyzem Zekoş, Bilkan'ı bir eline geçirse su dolu bir kovayı evin ortasına koyup onun elini kolunu ona sokup ortalığı ıslatacak kesin... anneannem ve büyükbabam öylesine meraklılarki, küçük çocuk özlemi hat safhada iken gelen Bilkan onların baştacı olacak. Burak Burcu Çağrı Çağla çok çok heyecanlılar. "ailenin en miniği, sonraki neslin ilk çocuğu nasıl?" diye merakla bekliyorlar. dayımlar ve yengemler de ayrı içtenlikle soruyorlar onu. babanne ve dede telefonda soruyorlar, Aliye Ali Levent Işın sağolsunlar arıyor soruyor iyi dileklerde bulunuyorlar. hepiniz iyiki varsınız sağolun...

ve tabi Bilkan canım oğlum; çok şanslı olduğun daha şimdiden belli. umarım buraya yansıtalamayacak boyuttaki sevgi, seni olduğundan farklı bir kişi haline getirmekten çok; bilinçli, aile ve akrabalarına bağlı, sevecen, içten,dürüst, her konuda faydalı bir insan olmana vesile olur. hayat boyu desteğimizi görecek ve bizleri yanıbaşında hissedeceksin. karşılığında ise sadece senden saygı ve dürüstlük görmek isteyeceğiz. çok şey istediğimizi düşünmeyeceğin ümidi ile hayat boyu başarı, sağlık ve melekler seninle olsun. Bol Şans

eğer bir engel ve sorun çıkmaz ise haftaya bugün memleketimizde olacağız. 40 ı çıkma denen olay bitmiş olacak ve anneanne-büyükbaba dönerlerken onlarla gidelim diyoruz. çünkü eylülden bu yana bu evden dışarı çıkmadım. bu hayatımda bir ilk. hemen her ay yolculuk yapan, çalışan, okuyan, gezen biri iken, neşeli ama evde yaşayan internetci biri olup çıktım. bu durum geçici diye düşünüp gün geçirdim ama aynı şekilde bir kışa daha dayanabileceğimden emin değilim. bir molaya ihtiyacım var. buartık miniş var ve her aklıma geldiğinde gidemeyeceğim. yükümüz nazımız artık çok. şiimdi ise annemlerle gitmek bu sorunlardan uzak bir durum. elime geçen bu fırsatı değerlendirmeliyim diyorum. bakalım. umarım bir terslik çıkmaz...

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!


* * * * * * * * * * *

Yazan: yaspek | Konu: selam | Tarih: 2006-07-22 00:58:28
blogunuz cok faydalı kendimden cok sey buldum.bebeğinize kavusmanızada cok sevindim darısı basıma gün sayıyorum insallah takibinizdeyim.

Bağlantı:: ::