5/9/2007
nihayet söylüyorum...
Kategori: bebek
dayandım halen söylemedim…
taşındık. Yerleştik. İşinin ilk gününü sonlandırmak üzere şu saatlerde. Bu da tamam. Şimdi artık söylemeye karar verdim ve gününü de belirledim… 4 Eylül. O gün evlilik yıldönümümüz. Daha doğrusu Merzifon’daki düğünümüzün tarihi… o gün kutlama dakikaları içerisinde yukarıdaki mektubu (dayanamadığımı belirten kısımlar hariç) yazıp vereceğim. Hatta yazıya döktüm az önce. Bakalım neler olacak… çevreden de çoook büyük olumsuz tepkiler gelmiyor. Bundan sonra da zaten fazla takacağımı sanmıyorum. Çünkü 10. haftamıza girmiş bulunuyoruz. Yolun 4 te 1 i tamamlandı inşallah. Darısı kalan kısmına… hayırlı sağlıklı evlatlar yetiştirmek nasip olsun herkese. Ve isteyen herkese nasip olsun bir – birkaç meyve… çocuk yetiştirmek çok büyük sabır gerektiriyor ve gerçekten çok zor ancak dünyanın en farklı duygularını yaşatan bir güzellik. Oyun oynamaktan sıkıldığında gülümseyerek sarıldığında ne yorgunluk ne sinir hiçbirşey kalmıyor. İstediği şeyin karşısına geçip “veh veh” dediğini duymazdan geldiğimde oraya oturup yüksek sesle “veh veh veh veh veh …” hızlı ve sürekli ver demeye çalıştığında gel de gülme. Gel kolaysa (hamileliğin etkisiyle azmış olan) diş ağrının en şiddetli olduğu anda kafayı kaldıramadığın anda bile, o düşecek diye koşarak yanına gitme. Onu kurtarınca, ağrıdan düşecek hale gelmiş çeneni tutsan da için huzurla dolmasın, gel de sevinme… ev taşımaktan yolculuktan mahvolmuş, 1 kilo taşıyamayacak kadar halsiz olduğunda, Bilkan sadece annesinin kucağına gelmek istediğinde gel de kucağına almadan uzan uzanabilirsen… Her hareketi hoşumuza gidiyor. Hele arkadaşım eşşek müziği başladığında tüm önemli uğraşlarını bırakıp pc nin başına gelişi, damat halayı başladığında onun ritmine göre hareketlerini hızlandırması…
Babamız işten az önce geldi. İşi yerinin stressiz sakin ve hatta işin bile olmadığından bahsetti ve mutluluktan halen gülümsüyoruz. Umarım bu memnuniyeti daim olur. Taşınma stresimiz bitti. Muhteşem manzaralı geniş güzel bir evimiz yeni eşyalarımız ile her şey yolunda. İşi nasıl olcak diye düşünürken bu da güzel haberle sonuçlandı. Her şey düzene giriyor. Benden 2 yaş küçük olan amcamın hafta sonu düğünü var. Düğüne gidip gelmek nasip olursa döndüğümüzde evlilik yıldönümümüzde bomba haberi patlatmam için engel kalmadı inşallah. Gülen yüzler hiç solmasın…
4 eylül evlilik yıldönümümüz ve ikinci bir öneme daha sahip oldu. Bilkan’ın kardeşinden gelen haber… mumlar, süper bir mönü, masanın bir ucunda hediye paketleri, aksesuarlarla süslenmiş şık seksi bir elbise, temiz bir ev, yeni kıyafetleri ile Bilkan… bekliyoruz… bekliyoruz.. ancak babamız gecikti. Mesaj çekiyorum hayırdır bir sorun yok değil mi? Gelen cevap toplantıdayım… yanan mumları söndürsem mi? Yemekleri yeniden mi ısıtacağım? Gibi sorular arasında tam 1 saat bekledik üçümüz babamızı… heyecan var çünkü klasik bir evlilik yıldönümü değil… sonunda babamız geliyor… elinde iki harika gonca gül ve şarap. Benim hazırlanmış halde kapıyı açışımla gözlerinin içi gülüyor. Masayı gördüğünde oooooo demekten kendini alıkoyamıyor. Her şey çok güzel üzerini değiştiriyor. Ben kadehleri hazırlıyorum ve yemeğe başlıyoruz. Uyku vaktini atlatan bilkan daha tam yemeğe başlamışken dudağını patlatıyor. Yemek ortasında kan ile uğraşıyoruz. Yemek bittiğinde en çok pakettekileri merak ettiğini dile getirerek oturuyor. Yanına paketleri getirirken içimden “ben senden daha çok merak ediyorum, paketten çıkacak mektuba tepkini” dememek için kendimi zor tutuyorum. Pakettekilere seviniyor en son paketteki kağıt parçasını çoook sakin şekilde açıyor. Donuk bir yüz ifadesi ile okuyor okuyor okuyor… ardından yüzüme bakıyor tebessüm ediyor. Tam yarım saat sessiz kalıyor. Bende yanında sessizce bekliyorum. Yarım sat sonraki ilk tepki: “demek 4 kişi oluyoruz ha?!” ve içten bir gülücük sunuyor. İşte o an bende içten gülebiliyorum. Oh be diyorum hamile olduğumu şimdi anladım… 2,5 ay geçmiş ve ben halen inanamıyorum. Çünkü sadece kendimle paylaşmak bu mutluluğu tek yaşamak farklı bir duygu. Yalnız olsam buna gereksinim hissetmeyebilirdim ancak her gün birlikte olduğum insana bunu açıklayamamak, sadece onu düşündüğüm için babasından bunu saklamak… çok rahatsız edici idi. Şükür olumsuz bir tepki almadan söylemeyi başardım… en sevindiği kısım ise bunca süre söylemeyişim imiş. Çünkü o stresi daha az yaşayacağını düşünüyormuş. Yani 9 ay değil 6,5 ay;) ve nitekim bu hafta 12. haftaya girdik. Günler güzel geçiyor. Önceki hamileliğimdeki bulantı ile yüzleşmemek hergün güne güzel başlamama vesile. İkinci çocuk düşünmemi zorlaştıran ana sebep Bilkan varken o bulantı döneminde annem gelmek zorunda kalacaktı ve annem de zaferde bilkan da beni o halde gördükçe perişan olacaklardı. Rabbim bizim için en güzel olanı biliyor ki bulantı o derecede olmuyor. Artı ikinci çocuk için en uygun dönem olduğu da bir kesin. İstesem bu kadar cesaretle başlayamazdım. Bana sürpriz oldu herkese sürpriz oldu ancak en güzeli oldu. Zor olacak evet ama en iyisi bu… bu arada Ramazan ayına da girmiş bulunmaktayız. Darısı sonraki yıllarda bu güzel günleri teneffüs etmeye…