11/10/2007
yeni mekanımız :S
Kategori: selam
Bugün 1 Ağustos 2007. Yani 10 gün sonra nasipse yola çıkacağız. İlginçtir ki Palu’nun Bingöl’e yakın, ücra, küçük, sosyal aktivitenin olmadığı, köşe bucak ve hatta ilk kez o kadar boş kalacağım bir yer olduğunu bildiğim halde, gelirken ümitli neşeli idim. Şimdi doğudan kurtuluyorum, aktivitenin olduğu bir yere gidiyorum, belki de boş kalmayacağım diye sevinmem gerekirken TEDİRGİNim. Birçok sebep var ama sanki kelimelere dökemiyorum. Aklıma ilk gelen buradaki çıkarsız iyi toplum sonrası, çok dikkatli olmam gerekiyor. Çünkü çok alıştım doğal olmaya. Kendimi kısıtlamaya başlamalıyım. Burada hastanede temizlik görevlisine “kolay gelsin” dediğinizde, işiyle gurur duyan kendine güvenen hayatı seven bir ses tonundan “sağolun” cevabını alıyorsunuz. Lokantanın önünü temizledikten sonra toz kalkmasın diye sulama yapan ufaklığa kolay gelsin dediğinizde de aynı tarz cevap alabiliyorsunuz. O da kendine güveniyor, o da yaptığı işten memnun. Kıyaslama yapmıyor…
Size hitap ise her yerde aynı. Sizin kim olduğunuz ile ilgilenilmiyor. Memur doktor ev hanımı hademe mühendis amele teğmen… herkese eşit muamele mevcut. Buradaki ortamın maalesef diğer tarafta olmadığını önceki yaşantımdan biliyorum. Keşkeleri sıralamak yerine sadece dikkat etmem gerekiyor. Buradaki saygılı ortamın bir rüya olduğunu düşünmek zorundayım…
Geçen Cuma yola çıktık. Cumartesi sabah Eğirdir’e indik. Sağolsun eşimin amcalarının tuttuğu evi görmeye giderken ayaklarım beni geri çekiyor gibi idi. Eve geldik. Çok büyük güzel manzarası süper… ama içimde halen bir isteksizlik mevcut idi. Neyse eşyaların gelmesini beklerken eşimin memleketten ağma oğlu-eşi, abisi-eşi geldiler. Eşyaları baylar indirdi. Sağolsunlar. Eşyaların temizlenmemiş eve bırakılmasını ve hemen onlarla dönmeyi teklif ettim. Çünkü taşımaya zaten yardım eden insanlar yerleştirmeyi temizliğe yardım etmeyi teklif ediyorlardı ve ben o mahcubiyeti kaldıramazdım. En güzeli oldu. Eşim onlarla birlikte bir balık restoranına gitmeyi ve ardından onlarla memlekete dönmeyi teklif etti. Uygulamaya da geçti;) akşam belek sahillerinde turladıktan sonra memleketi ve köyü… ağustos sıcağında orada kısa vadede kalırız döneriz diye ümit ediyordum. Çünkü bizim bir oğlumuz vardı ve sorumluluklarımızı bilmeliydik. Sıcaktan nefret eden Bilkan ile geçen zor günler sinirlerimi bozdu. Zaten hamileliğin verdiği nefes zorluğu, âni bulantı, tansiyon düşüşü, stres… Bilkan’ın bunaldıkça huysuzluğu, ağlaması, ağlarken o sıcakta daha da bunalması, terlemesi, … aldığım tüm önlemlere rağmen ısıran sivrisinekler, terden oluşan isilik, düzensizlik stresi, garip insan davranışları,… patlıyordum. Babası ise gönlünü ferah tut demekte ısrarlıydı. Ve sonunda Bilkan’ın ateşi çıktı. Neyseki çözüm bulduk. Ertesi gün aniden yükselen ateşin çözümü yoktu. Sağolsun eşimin kardeşi hemen acile götürdü. Yolda ölçüyorduk, 39,1 den yukarı çıkıyordu. Dr ateşini bile ölçtürmeden hemen iğne yaptı. 3 şurup ilavesi ile geri köye döndük. Şükür ki ertesi gün planlanan dönüş fikrimiz değişmeden 12. gün çıktık oradan. Hiç ses çıkarmamaya çalışmaktan ne zaman vazgeçeceğim? Sabır taşım ne zaman çatlayacak bakalım?
18.09.2007
tam olarak iki haftadır tlf hattı ve adsl bağlantısı sonucu internete kavuşmaya çalışıyorum. Niye mi? Halen anlamış değilim… Bu bölge sorunlu imiş. Eve taşındıktan sonra öğrendiğimize göre ruhsatsız binalarda oturmaktayız. Buna binaen tlf hattı veremezlermiş. Ne yani ben şimdi sadece tlf bağlanmama sebebinden dolayı yine mi taşınacaktım? Kiracılığın yanlış yerde ev tutma gibi meseleleri de mi vardı? Uykusuz bir gece ve kendimi yiyip bitirmelerim sonrası ertesi gün tekrar gittim. Hadi taahhütname imzalayarak bir şekilde tlf bağlatmayı kabul ettirdim. 3 gün sonra geldiler ve bağladılar. Ancak int.bağlantısı gerçekleşmiyordu. Araya hafta sonu girdiği için pazartesiyi bekledim. Yine Telekom a gittim. Bu kez de şöyle bir hikaye çıktı karşıma. Bir zamanlar bize verilen numaranın sahibi taşınıp bu memleketten gitmiş. Ancak tlf hattı kapatılırken adsl si kapatılmamış. O tlf kapalı düşüncesi ile bana verilmiş. Ancak adsl onun üzerine gözüktüğü için bağlantı kurulamazmış. O halde tek çıkar yol numara değişimi dedim. Galiba öyle dediler. Siz gidin biz halledip tlf ederiz size dediler. Bilkan daha fazla oraya tahammül edemediği için gelmek zorunda kaldım ki zaten onlar da beni orada istemiyorlar, başlarından savmak için bahaneler türetiyorlardı. Ertesi gün yani bugün öğleden sonra olmasına rağmen gene aramayınca e artık dayanamayıp aradım. Yetkili bayan tlf numarasını değiştirdiğini, geçici görevle orada olduğunu, çok yoğun çalıştığını, gelecek asıl yetkili arkadaşa dosyamı devrettiklerinde bir form imzalayarak int bağlantımın gerçekleşebileceğini söyledi. Halen bağlantımın olmayışına inanamıyorum. Çok yoğunmuşlar. Kardeşim İzmir’de başvuruyor, 2 gün sonra internete giriyor. İzmir’den daha yoğunmuşlar… Güleyim mi? Ağlayayım mı? Pes diyorum… ama dayanamıyorum. Niye ülkem böyle saçmalıklarda takılıp kalmaya kararlı? Neden İzmir yada Palu’da bu işler 2 günde hatta aynı gün bile halledilebilirken bazı şahıslar yüzünden birileri mağdur durumda bırakılıyor? Bu birileri ben yada başkası neden???
sadece bu kadardır sorun umarım derken evde banyoda elektrik tesisatı yok. e bu güzel banyoya soba kuramayacağıma göre birde onun masrafı ile uğraşalım tamam termosifon alalım tamam. güneş enerjisi yok alışalım tamam. e peki geldiğimiz yerde tonu 60 kuruş olan su ücretinin bu memlekette 3,5YTL olmasına ne demeli? bu daha birşey değil. birde bu bulunduğumuz evlere ruhsatı olmadığı için suyu bağlamışlar ancak farkını üstüne ekleyerek tonu 8,2 YTL den... e biz her ay yaklaşık 200 YTL su parası mı ödeyeceğiz? bu kabuledilebilir bir durum mudur? taşınmayı düşünürken ev sahibi devreye girerek abonelik için elinden geleni yapacağını bir süre idare etmemizi rica etti. bekliyoruz bakalım günler ne getirecek...
e tabi hastane meselesi de ayrı bir dert. burada kontrol olabileceğim hastane yok. özel hastaneler var sadece. e tamam geldiğim yerde de ile gitmeye alışkınım bunun için. gidelim tamam ama bu kez bir oğlum var onla hastaneye gidiyorum. tahlil için başka hastaneye sevk ediyor. sevk işlemi bittiğinde saat 11:30. sevk edildiğim hastane 11 de kan alımını bitiriyor. e doğal olarak ertesi gün tekrar gelinecek o hastanede kan verilecek. ardından geri gelinecek. sonuçlar alınmaya gidilecek. sonra randevu alınıp ilk gittiğim hastaneye gideceğim. oradaki dr a sonuçları göstereceğim. yinelenecek derse sil baştan demezse iyi bari diyerek evine dön. ne oldu? hiiç temiz çıktı. hamileyim kucakta çocuk bunca iş??? yok almayayım doğumu da burada yapacaksam işi çok buranın. doğuda daha iyiydim diyorum kimseye anlatamıyorum ama öyleydim... silikonize yastık bile bulamıyorum. oysa orada birkaç dk içerisinde herşeyimi temin ediyordum... nedir bu yaaa...
daha başka sorun nereden çıkacak acaba???